GÜNCEL HABERLERKÜTÜPHANE

Abartılı Talep ve Lale Çılgınlığı

Son günlerde özellikle kripto para piyasasındaki sert fiyat hareketleri bana tarihteki en bildik olaylardan olan Lale Çılgınlığı dönemini hatırlattı.

Abartılı Talep ve Lale Çılgınlığı
Abartılı Talep ve Lale Çılgınlığı

Laleler Avrupa’da.

Osmanlı İmparatorluğu’nda lale oldukça sevilen, gösterişli zamanlarda bir tutku haline gelen bir çiçek olmuştur.

Halk ve saray, bu çiçeğe ayrı bir sevgi beslemekte, Lale Devri’ne de ismini vermektedir.

16. Yüzyılın ortalarında Osmanlı İmparatorluğu’ndan Kanuni Sultan Süleyman döneminde lalenin popülaritesi artmış ve Avrupa’ya yayılarak özellikle Hollanda’da çok rağbet görmüştür.

Lüks bir eşya ve statü göstergesi haline gelen lale, birçok farklı renk ve çeşitte dikilmeye başlanmıştır.

Renk ve desenlerine göre çeşitli isimler verilmiştir. Çeşitli virüslerle çizgili ve desenli laleler üretilmeye başlanmıştır.

Yetiştiriciler ise üretilen çeşitlere abartılı isimler vermiştir.

Amirallerin amirali, generallerin generali gibi önemli isimler yakıştırılan laleler; bu kadar farklılığın kurbanı olmuştur.

Lale Spekülasyonlarının Başlaması

Laleye olan talep arttıkça, profesyonel yetiştiriciler virüslü soğanlara daha fazla para ödemeye başlamıştır.

1634 yılında Fransa’dan gelen taleple birlikte piyasaya spekülatörler girmeye başlamıştır.

Yıl 1636’ya geldiğinde ise Hollanda sezon sonunda lale alımını öngören sözleşmelerin işlem gördüğü bir piyasa oluşturmuştur.

Ticareti yapacak kişiler, hanlarda bir araya gelmekte ve alıcılar işlem başına % 2,5 oranında 3 florini geçmemek şartıyla şarap parası adı altında ücret ödemektedir.

Başlangıç marjı ödenmeksizin, taraflar doğrudan birbiri ile sözleşme yapıyorlardı. Sözleşme şartlarının gerektirdiği teslimat ise 1637 yılında piyasanın çökmesiyle birlikte hiçbir zaman gerçekleşmemiştir.

Nadide olan lalelerin sözleşme fiyatları 1636 yılında da devam etmiştir. Kasım ayı geldiğinde mozaik virüsü içermeyen adi lalelerin de fiyatı yükselmeye başlamıştır.

1637 yılının Şubat ayında ise lale soğanı sözleşmelerinin fiyatı aniden düşmüştür ve lale ticareti durma noktasına gelmiştir.

1600’lü yıllarda lalenin popülerliğinin artması herkesçe dikkat çekmiştir ve nüfusun en alt kesimlerine kadar lale ticareti yapılmıştır. (Çok tanıdık geliyor değil mi 🙂 )

1635 yılında 40 lale soğanı 100 bin florine satılmıştır.

Bu dönemde karşılaştırma yapabilmeniz adına şu bilgileri bilmenizde yarar vardır; 1 ton yağ 100 florine satılırken, kalifiye bir işçi yılda 150 florin kazanmaktaydı.

Uluslararası Sosyal Tarih Enstitüsü’ne göre 1 florin, 2002 yılında ortaya atılan verilere göre 10.28 Euro’nun alım gücüne eşittir.

Lale Balonunun Patlaması

1636 yılında Hollanda’nın çeşitli kentlerinde ve kasabalardaki borsalarda lale ticareti yapılmıştır. Toplumun bütün üyeleri tarafından lale ticaretinin yapılması teşvik edilmiştir. Piyasada spekülasyon yapmak için mülklerini satmaya veya takas etmeye çalışan kişilerden bahsedilmektedir.

Mesela, Semper Augustus soğanlarından birini almak için 12 akre (yaklaşık 5 hektar) veren ve Viceroy soğanı için 2500 florin değerinde bir mal sepetini veren kişilerden söz ediliyor.

Gazeteci spekülasyonların artmasıyla birlikte birçok kişinin zengin olduğundan ve herkesin lale dükkanlarına koştuğundan bahsediliyor.

Lale çılgınlığı (tutkusu) sanki sonsuza kadar devam edecekmiş gibi davrandıkları ve dünyanın her yerinden zenginlerin Hollanda’ya gelerek ne fiyat istenirse verdikleri görüşmüştür.

Yoksulluğun Hollanda topraklarından silinip atılacağı düşünülmüş ve eskicisinden soylusuna kadar herkes lale ticareti yapmıştır. (Günümüz ile ne kadar benzer bir durum 🙂 )

Aldıkları lale soğanlarını yüksek fiyattan satmayı planlayan halk, her seferinde bu amacına ulaşmıştır.

Bu şekilde lale fiyatları şişmeye başlamıştır. 1637 yılında lale tüccarları iyice artan fiyatlar nedeniyle alıcı bulamaz hale gelmiştir.

Piyasada bu gerçeklikle lale talebi çöküşe geçmiştir ve spekülatif balon patladığı için fiyatlar bir anda düşmüştür.

Elinde piyasadakinin 10 katı fazlasına alınmış sözleşmeler bulunan halk, zor durumda kalmıştır. Birçok tüccar suçlanmıştır ve panikleyen spekülatörler hükümetten yardım istemiştir.

Bu talep sayesinde lale alım sözleşmelerinin % 10 fiyatla iptali sağlanabilmiştir. Bütün tarafları tatmin edecek çözümler üretilmeye çalışılmış, ama sonuçsuz kalmıştır.

Şimdi Bu Hikayeden Ne Anlamalıyız !!!

  • Herkes kısa yoldan zengin olmayı istiyorsa,
  • Bilmediği bir konuya, sırf başkaları bunu yapabilmiş diye saldırıyorsa,
  • Bu tarz ticaretlerin büyük ölçüde bilgi birikimi gerektirdiğini unuttuysa,
  • Tarihten ders almıyorsa,

Lalenin sapını eline alıp, ufka doğru gözü yaşlı bakması sürpriz olmayacaktır.

Elbette ki kripto para piyasasındaki fiyat hareketleri ile lale balonunun aynı olduğunu iddia etmiyorum.

Sadece bir şeyin gerçek değerinin yalnızca fiyattan ibaret olmadığını hatırlatmak istiyorum. 

Nasıl ki bir altının değeri çıkartma maliyetinin altında olamaz ise bir enstrümanın taşıdığı değer, ortaya koyduğu potansiyel ile doğru orantılı olacaktır.

Lale ne kadar nadir olursa olsun, özünde yalnızca bir laledir. Ama gelecek ile ilgili kendini ispat edebilmiş tüm oluşumlar kapasitesi belirsiz bir potansiyel içerisinde hayatına devam edecektir.

Belki çok büyüyecek, belki de silinip gidecektir.

Unutmayın, kitlelerin hareketleri ile hipnoz olmayın ve her yüksek kâr potansiyeli taşıyan yatırımın, aynı zamanda bir lale olma ihtimali de olduğunu aklınızdan çıkartmayın.

Tüm yatırımcı dostlara bol kazançlar diliyorum. Sitemizi takipte kalın.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

kucukyatirimcigunlugu.com adresinin sürekli gelişmesi için lütfen reklamları kapatmayınız :)